Şu Anda Burdasınız
Anasayfa > Söyleşi

John Berger: Türkiye’nin farkı, tükenmeyen trajedi

Bu söyleşi, Berger’ın “Kral” adlı kitabının Türkiye’de yayımlanmasının ardından Serhan Yedig tarafından yapılmış ve daha önce yayımlanmamıştır. John Berger, sokakta yaşayanlar ve artan yoksulluğa dikkat çekmek için yazdığı son romanının kapağına Fransa ve İspanya’da isim koymadı. Köpeğin ya da köpekleşen insanın gözünden çöplükteki yaşamı anlattığı “Kral” hakkında konuşmak için Berger’i 20 yıldır yaşadığı Fransa’daki dağ köyünden aradık. Bir pazar günü ekin biçmeye gitmeden önce, Zapatista lideri Marcos’la diyaloğu, köylüler, yazma alışkanlıkları, tanrı ve ziyaretine gelen hayaletlerle ilgili yazmakta olduğu öyküleri konuştuk. Kitap

Aşık veysel’i Torunu Anlattı: DEDEMLE HİKAYEM YENİ BAŞLIYOR

Aşık Veysel’in hayatından esinlenen “Aşık” filminde kendi babaannesi Gülizar’ı canlandıran Yeliz Şatıroğlu, dedesiyle hikayesinin yeni başladığını, Aşık Veysel’le ilgili projelere devam edeceğini söylüyor Yediden yetmişe herkesin ismini duyduğunda yüzünde bir tebessüm oluşturan, güzel duygularla andığı bir isim Aşık Veysel. Bu hafta da vizyona bu özel adamın hayatından esinlenen bir film girdi: “Aşık”. Filmin sürpriziyse torununun da oyuncular arasında olması. Üstelik, İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda oyunculuk yapmış, tiyatro bölümü mezunu Yeliz Şatıroğlu filmde kendi babaannesi Gülizar’ı canlandırıyor. Milliyet'ten Elif İpek Türer'in Yeliz Şatıroğlu ile yaptığı röportaj şu şekilde: Aşık Veysel

Mavis Gallant: “Her yazarın kendine has bir cümle oluşturma şekli vardır zihninde.”

Türkçede ilk kez Paris Öyküleri ile okurla buluşan Mavis Gallant’ın, Jason Deyoung ile Numéro Cinq’te yayınlanan söyleşisinden kısa bir bölüm: Paris Öyküleri nasıl ortaya çıktı? İçindeki öyküler daha önce başka kitaplarda yer almış olan bu kitabı yayınlamanın amacı neydi? Kitap New York Review of Books tarafından basıldı. Hem aynı adlı dergiyi çıkarıyorlar, hem de kitap basıyorlar, biliyorsunuz. İlgilenir miyim diye sordular, Michael Ondaatje’nin öyküleri seçeceğini, bir de önsöz yazacağını söylediler, evet dedim ben de. “Montreal Öyküleri” adını verecekleri bir kitap daha vardı

Top