Şu Anda Burdasınız
Anasayfa > 2015 > Mayıs

5

5. Tiffany'de Kahvaltı / Breakfast at Tiffany's (1961) New York Sosyetesinin renkli simalarından Holly, yan dairesine taşınan genç bir adama ilgi duymaya başlar. Holly aslında canı istediği her erkeği kendisine aşık edebilen bir kadındır. Gönlünce geçirdiği gecelerin sabahında mücevher dükkanı Tiffany vitrini önünde kahvaltısını yapar. Bu hep böyle yaşanır. Yalnız bir sabah işte bu genç adam Paul Varjak ortaya çıkar ve bu kez bir duygusallık oturuverir Holly’nin gündemine. Bu, zamanla platonik bir aşka dönüşür.

4

4. Derinin Altında / Under the Skin (2013) Biçim, doğru anlatıyı bulma çabasından yola çıkar. Bu filmin biçimine baktığınızda, gördüğünüz şey gerçekten de sıradan olmayan bir film. Scarlett Johansson dünyaya erkek otostopçuları yakalamak için gönderilmiş bir uzaylıyı oynuyor. Ne kadar donuk ve buz gibi görünse de dolgun kırmızı rujlu dudaklardan kürk mantosuna noir filmlerinden çıkma bir femme fatale’den çok farkı yok aslında. İskoçya’nın ıssız mahallelerinde araba süren bu seksi kadının neyin peşinde olduğu ya da kim olduğu hakkında bir fikrimiz yok. Kült

3

3. Özel Bir Kadın / Pretty Woman (1990) Son derece varlıklı bir işadamı olan Edward gösterişli olmasına rağmen sahte şeylerle örülü hayatından oldukça sıkılmıştır. Kendisini sokaklara attığı bir sırada Vivian isimli oldukça çekici bir sosyetik hayat kadınına rastlar ve o geceyi birlikte geçirirler. Bu sırada ilginç bir karar alırlar. Bir hafta boyunca birlikte olup sevgili gibi yaşayacaklar, bir haftanın ardından da yollarını ayıracaklardır. Bu süreç boyunca ikisinin hayatlarında da büyük duygu değişimleri olur. Devamını Oku

2

2. Veronique'nın İkili Yaşamı / La double vie de Véronique (1991) Veronika Polonya’da yaşamaktadır, Veronique ise Paris’te. Birbirinden haberleri bile olmayan bu iki insan, bir şekilde birbirlerinin hayatlarını etkileyeceklerdir. Veronika bir müzik okuluna girer ve çok çalışır. Ancak ilk performansını verirken ölür. Veronique’nın hayatı da bu noktadan sonra değişmeye başlar ve aniden şarkıcı olmamaya karar verir. Devamını Oku  

6.

6: Hafızayı Kuvvetlendirir Kitap okuyan biri beyninin tembelleşmesine izin vermiyor demektir. Çalışan her şey zamanla gelişir ve daha iyi olur. Bu durum, insan hayatının her noktasında böyledir. Spor yaparız kaslarımız güçlenir, sürekli yemek yaparız iyi bir aşçı oluruz, çalışırız sınavlarda başarılı oluruz vs. Beynimizi de ne kadar çok çalıştırır ve boş kalmasına izin vermezsek o kadar güçlenir. Özellikle yaşlıların her gün 20-30 sayfa da olsa kitap okuması gerekiyor. Kitap okumak, bulmaca çözmek, puzzle yapmak gibi aktiviteler, alzheimer başta olmak üzere birçok

5.

5: Empati Kurma Yeteneğiniz Gelişir Ne kadar çok kitap o kadar çok yeni hayat tanımak demektir. Okuduğunuz her öykü, size başka insanların hayatlarından kesitler sunar. Onların mutluluklarına, sıkıntılarına, yaşadıkları zorluklara tanık olursunuz. Çoğumuz normal yaşamda birbirimize kalbimizi açamıyoruz. Bazen yanlış anlaşılma bazen de egolarımız buna engel oluyor. Fakat aynı zamanda insanların bizi anlamasını bekliyoruz. Karşılıklı iletişim kopukluğu ve empati kurmamak, çok büyük anlaşmazlıkların doğmasına neden oluyor. İşte kitap okuma bize empati kurma yeteneği kazandırır. Bu sayede kendimizi karşımızdakinin yerine koyabilir, onun

4.

Yaratıcılığınız ve Hayal Gücünüz Gelişir Sürekli kitap okuyan birisi, aynı zamanda sürekli geziyor ve görüyor demektir. Özellikle sürükleyici bir fantastik veya bilim kurgu romanı okuduğunuzda, bambaşka yerlere yolculuk yaptığınızı hissedersiniz. Bu da gerçekte öyle yerler olmamasına rağmen, sizin düşünce gücünüzün, hayal etme ve yaratıcılık kabiliyetinizin artmasını sağlar. Dilerseniz en iyi bilim kurgu kitapları listemizden, kendinize uygun bir kitap seçebilirsiniz. Devamını Oku

3.

3: Kitap Okuyan Biri Asla Yalnız Kalmaz Kitap en iyi dosttur diye bir söz vardır bilirsiniz. Çünkü kitaplar sizi hiçbir zaman yalnız bırakmaz. Evde, otobüste, yolculukta, dağın başında, en mutlu ve mutsuz anlarınızda… Yeter ki siz ona el uzatın, siz ne zaman gel derseniz gelirler. Siz onları bırakmadığınız sürece, kitaplarınız sizi asla bırakmaz. En yalnız hissettiğiniz anlarda bile açın birkaç sayfa kitap okuyun. Kendinizi bir anda o psikolojiden uzaklaştırıp, aslında hayatta tek olmadığınızı anlayacaksınız. Devamını Oku

2.

2: Kelime Dağarcığınız Gelişir Çok okuyan insan, çok fazla cümle, dolayısıyla da çok fazla kelime okumuş demektir. Biz günlük konuşma esnasında öyle değişik, terimsel kelimeler kullanmıyoruz. Ya da durduk yere bir sanatçıdan, ressamdan, dünya üzerinde var olan bir yerden bahsetmiyoruz. Fakat kitap okurken sürekli yeni kelimeler öğreniriz. Bu da zamanla bizim konuşma tarzımıza yansır. Kelime dağarcığı az olan bir insan, herhangi bir konuyu açıklarken veya tartışırken sürekli tıkanır. Düşünür, bekler, uygun kelimeyi arar. Sürekli kitap okuyan biri ise konuşurken kullandığı kelimelerle

Top